Siz derken belki senden bahsediyordur, yıldızlar. Biz derken de hepimizin benliği işte, gökyüzünde yıldızlar.
Başla Okumaya...
Sözcükler dilin ucuna kadar sokulur da yürek yağmur yüklü bulutlar gibi içindekileri taşıyamaz olunca yazma vakti gelmiş demektir. Yani artık yazmaktan başka çare kalmamıştır. Çaresiz kalınmıştır. Tertemiz sayfaların hokkada olgunlaşan mürekkeplerle kirlenme ve şereflenme zamanı gelmiştir artık.
3 Mayıs 2010 Pazartesi
Sen misin? yoksa Değil misin?
Hayallerin değil, isteklerin doğrultusunda koşacaksın. Fedakarlık edeceksin. Düşünmeyeceksin geçmişini, yapmak için başarmalısın. Nasıl mı? Bir hedefin olacak öncelikle… Onun için koşacaksın. Aldığın bayrağın el değiştirmesi için erken davranmayacaksın. Sarılacaksın o bayrağa, o senin hayatın olacak. Yakacaksın gemileri, umursamamazlıktan değil umursadığını belli etmeyeceksin. Her kulaktan bir ses gelecek. Her sesi duymayacaksın. İşine gelenlere “-Eyvallah” deyip geçeceksin. Herkesten bir şeyler alacaksın ama çalmayacaksın. Elinde olanla yetinip, kendini keşfedeceksin. Daha iyisi için çaba gösterirken, insanların seni seyretmelerine fırsat vereceksin. İşte o zaman hayatında bir şeyleri toplayıp+, gereksizleri çıkarıp-, yaşadıklarına bölünce%, kendinle çarpacaksın. Tamam o zaman BU SENSİN!
Gönderen
aykutdag
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder